İl Müftülüğünden ” Miraç Kandili” mesajı

13 Nisan 2018 Cuma gününü Cumartesiye bağlayan gece, mukaddes bir yolculuğun manevi bir yükselişin ve Efendimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulünün ifadesi olan Miraç Kandilini idrak etmiş olacağız.

Büyük buluşma demek olan Miraç, Peygamber (sav) Efendimizin bir gece Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Yüce Allah’ın huzuruna vardığı, içerisinde pek çok hikmet ve sırların bulunduğu mübarek bir yolculuğun adıdır.

Miraç, insanın, ilahî rızaya ve desteğe ulaştığında akıl ve idraki zorlayan nice üst derecelere ulaşabileceğini gösterdiği gibi, manâ âleminde yükselip ilahî rahmet ve huzura erişmenin, öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlakî erdemlere yükselişten, her şeyin sahibi olan Yüce Allah’a bağlılık ve boyun eğmeden geçtiğini hatırlatan bir olaydır.

Miraç, göklere olduğu kadar, insanın iç dünyasına doğru da yapması gereken bir yolculuktur. Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ ve göklerde Hz. Peygamber’le gerçekleşen bu kutlu yolculuk, bugün bizim için manevî merkez olan gönül dünyamızda gerçekleşmelidir.

Miraçta Müslümanlara hediye olarak verilen ve bizzat Peygamberimiz tarafından mü’minlerin miracı olarak nitelenen namaz da, iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder. Çünkü mü’min, namazda Rabbinin huzurunda durarak, sadece O’na ibadet etme ve sadece O’ndan yardım isteme özgürlüğünü yaşar. Namazda sadece bedeni ile değil; özüyle, gönlüyle, duygu ve düşüncesiyle Allah’a yönelen ve Rabbi ile baş başa kalmanın mutluluğunu yakalayan mü’min, dâima O’nun gözetimi ve desteği altında olduğunu hatırından hiç çıkarmaz, bu bilinçle hayat çizgisini anlamlı kılar.

Miraç mucizesi, Kur’ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur’ân’da şöyle anlatılır: “Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” (İsra Suresi, 1) Miracın ikinci merhalesi de Peygamberimiz (sav)’in Mescid-i Aksâdan başlayarak semânın bütün tabakalarından ilerleyip tâ İlâhi huzura varmasıdır.

Bu kutsal gün ve geceler bizlere, bireysel ve toplumsal olarak iman, ibadet ve ahlak bakımından kendimizi yenileme, geleceğimizi Allah’ın rızası doğrultusunda planlama ve ümitlerimizi tazeleme fırsatları sunar. Bu fırsatları ganimet bilerek, günahlarımızdan temizlenmek için Rabbimize tövbe etmeli, rızasına uygun yaşayabilmek için O’ndan yardım istemeliyiz. Unutmayalım ki içtenlikle yapılan dua ve tövbe, kendimizi bulma ve bilmenin, bir başka deyişle bize “şah damarımızdan daha yakın olan” Yüce Yaratıcı’nın huzuruna kabulün en güzel yollarından biridir.

Ayrıca İsra ve Miraç mucizelerinin gerçekleştiği mübarek bir mekan olarak da belirtilen Mescid-i Aksâ ve Kudüs Şehrinin İsrail’in işgalinden kurtulması da en büyük temennimizdir.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm Sakaryalı hemşerilerimin Miraç Kandilini tebrik ediyor, bu gecede Yüce Allah’a açılan ellerin, yapılan dua ve yakarışların, İslam aleminin birlik, dirlik, güven ve beraberliğine, toplumsal birlikteliğimizin güçlenmesine, başta İlimiz olmak üzere bütün ülkemizin, İslam aleminin ve insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını temenni eder, Vatanımız, Bayrağımız, Namusumuz ve Ezanlarımıza halel gelmemesi için canını feda eden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet geride kalanlarına sabır ve metanetler, gazilerim acil şifalar dilerim.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin
Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi paylaşın.x
()
x