Abdurrahim Karslı, 23 Nisan’nin önemini açıkladı

#ferizlide.com: MP Genel Başkanı Abdurrahim Karslı “23 Nisan yeni bir hayat ve yeni bir başlangıçtır”

Merkez Partisi Genel Başkanı  Abdurrahim Karslı ‘dan 23 Nisan mesajı

Merkez Partisi Genel Başkanı  Abdurrahim Karslı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı

Genel Başkan  Abdurrahim Karslı mesajında şu ifadelere yer verdi;  

Aziz Milletimiz;

         İçinde bulunduğumuz 2020 yılı itibariyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yılını idrak ediyoruz. Bugünü; geleceğimiz ve umutlarımız olan çocuklarımıza armağan ederek bizlere en anlamlı mesajı veren Gazi Mustafa Kemal’e ve Milli Mücadelemizin bütün kahramanlarına selam olsun; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

         TBMM, milletimizin kendi seçtiği temsilcileri aracılığı ile kendisini yönettiği kurum olarak milli egemenliğimizin tecelligahı niteliğindedir. Bağımsızlık mücadelesini yönetmiş ve yeni bir devlet kurmuş olan Meclis’imiz, bir asırlık tarihi boyunca demokrasinin kalesi olarak işlevlerini yürütmüş; pek çok darbeye ve zorluklara rağmen millet iradesinin tecelli ettiği kutsal bir mekan olarak varlığını sürdürmüştür.

         Ne var ki; geldiğimiz bu noktada Yüce Meclis’in bu hüviyeti sorgulanır ve tartışılır hale geldi. Son anayasa değişikliği ile Meclis’in yetkileri öyle tırpanlandı ki, adeta 1876 Anayasasına geri dönüldü ve “meclisli bir monarşi” yönetimi haline geldik… TBMM, tek bir kişinin yönetimini meşrulaştıran bir kurum haline dönüştürüldüğü için, maalesef tarihinin en kötü ve en işlevsiz dönemini yaşamakta.

         Bu yeni “ucube sistem”de tek bir kişinin iradesi, 600 kişiyle temsil edilen bütün millet iradesinden ağır basıyor. Meclise gelen kanun teklifleri de aslında Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanarak İktidar Partisi grubuna gönderiliyor ve en ufak bir değişiklik dahi yapılamıyor. Bugün TBMM, cumhurbaşkanının uğraşmak istemediği işlerin havale edildiği bir yer haline gelmiş durumda. Cumhurbaşkanı, kendince önemli gördüğü işleri zaten Kararnamelerle ‘hallediyor’.

         Meclisin bir fonksiyonunun kalmadığı, tüm yetkilerin Cumhurbaşkanında toplandığı sistemin adı, kim ne derse desin, “tek adam rejimi”dir. Bir meclis düşünün ki bütçe dahi hazırlayamaz, Cumhurbaşkanını bırakın denetlemeyi soru dahi soramaz, bakanları denetleyemez, gensoru veremez; yani, asli görevlerini yapamaz!..  Böyle bir kurum, “Milletin Meclisi” olma iddiasını zinhar taşıyamaz.

         Bugün kuruluşunu bayram olarak kutladığımız Birinci Büyük Millet Meclisi açıldığında Atatürk ve arkadaşları bir şey ifade etmişler; ‘bu Meclisin üzerinde hiçbir irade yoktur, her kurum ve kişi meşruiyetini ve kuvvetini buradan alır!’ demişlerdi. Şimdi yüzyıl sonra geldiğimiz noktada durum maalesef şu ki; bu meclisin ciddi hiçbir fonksiyonu kalmamıştır, salı günleri partilerin grup toplantıları olur, diğer günlerde de ekseriyetle şahit olduğumuz kavga, arbede görüntüleri…

İşte; bu 23 Nisan’da artık bu kötü gidişata bir dur demenin ve Yüce Meclis’imizi yeniden asli fonksiyonuna döndürerek millet iradesinin tecelligahı olma hüviyetine kavuşturmanın tam sırasıdır.

Merkez Parti ailesi olarak; tüm bu tespit ve temennilerimizle birlikte, milletimizin ve özellikle çocuklarımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz.

 

Fehmi Duman <fehmiduman@gmail.com>, 21 Nis 2020 Sal, 18:04 tarihinde şunu yazdı:

Merkez Partisi Genel Başkanı  Abdurrahim Karslı ‘dan 23 Nisan mesajı

Merkez Partisi Genel Başkanı  Abdurrahim Karslı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı

Genel Başkan  Abdurrahim Karslı mesajında şu ifadelere yer verdi;  

Aziz Milletimiz;

         İçinde bulunduğumuz 2020 yılı itibariyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yılını idrak ediyoruz. Bugünü; geleceğimiz ve umutlarımız olan çocuklarımıza armağan ederek bizlere en anlamlı mesajı veren Gazi Mustafa Kemal’e ve Milli Mücadelemizin bütün kahramanlarına selam olsun; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

         TBMM, milletimizin kendi seçtiği temsilcileri aracılığı ile kendisini yönettiği kurum olarak milli egemenliğimizin tecelligahı niteliğindedir. Bağımsızlık mücadelesini yönetmiş ve yeni bir devlet kurmuş olan Meclis’imiz, bir asırlık tarihi boyunca demokrasinin kalesi olarak işlevlerini yürütmüş; pek çok darbeye ve zorluklara rağmen millet iradesinin tecelli ettiği kutsal bir mekan olarak varlığını sürdürmüştür.

         Ne var ki; geldiğimiz bu noktada Yüce Meclis’in bu hüviyeti sorgulanır ve tartışılır hale geldi. Son anayasa değişikliği ile Meclis’in yetkileri öyle tırpanlandı ki, adeta 1876 Anayasasına geri dönüldü ve “meclisli bir monarşi” yönetimi haline geldik… TBMM, tek bir kişinin yönetimini meşrulaştıran bir kurum haline dönüştürüldüğü için, maalesef tarihinin en kötü ve en işlevsiz dönemini yaşamakta.

         Bu yeni “ucube sistem”de tek bir kişinin iradesi, 600 kişiyle temsil edilen bütün millet iradesinden ağır basıyor. Meclise gelen kanun teklifleri de aslında Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanarak İktidar Partisi grubuna gönderiliyor ve en ufak bir değişiklik dahi yapılamıyor. Bugün TBMM, cumhurbaşkanının uğraşmak istemediği işlerin havale edildiği bir yer haline gelmiş durumda. Cumhurbaşkanı, kendince önemli gördüğü işleri zaten Kararnamelerle ‘hallediyor’.

         Meclisin bir fonksiyonunun kalmadığı, tüm yetkilerin Cumhurbaşkanında toplandığı sistemin adı, kim ne derse desin, “tek adam rejimi”dir. Bir meclis düşünün ki bütçe dahi hazırlayamaz, Cumhurbaşkanını bırakın denetlemeyi soru dahi soramaz, bakanları denetleyemez, gensoru veremez; yani, asli görevlerini yapamaz!..  Böyle bir kurum, “Milletin Meclisi” olma iddiasını zinhar taşıyamaz.

         Bugün kuruluşunu bayram olarak kutladığımız Birinci Büyük Millet Meclisi açıldığında Atatürk ve arkadaşları bir şey ifade etmişler; ‘bu Meclisin üzerinde hiçbir irade yoktur, her kurum ve kişi meşruiyetini ve kuvvetini buradan alır!’ demişlerdi. Şimdi yüzyıl sonra geldiğimiz noktada durum maalesef şu ki; bu meclisin ciddi hiçbir fonksiyonu kalmamıştır, salı günleri partilerin grup toplantıları olur, diğer günlerde de ekseriyetle şahit olduğumuz kavga, arbede görüntüleri…

İşte; bu 23 Nisan’da artık bu kötü gidişata bir dur demenin ve Yüce Meclis’imizi yeniden asli fonksiyonuna döndürerek millet iradesinin tecelligahı olma hüviyetine kavuşturmanın tam sırasıdır.

Merkez Parti ailesi olarak; tüm bu tespit ve temennilerimizle birlikte, milletimizin ve özellikle çocuklarımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz.

#ferizlide.com:

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
0
Düşüncelerinizi paylaşın.x
()
x